ABD Adalet Bakanlığı Yardımcısı Todd Blanche, cuma günü yaptığı açıklamada, Jeffrey Epstein’a yönelik yürütülen soruşturmayla ilgili tüm belgelerin araştırma ve inceleme amacıyla halka sunulduğunu belirtti. Açıklamada, belgelerin kapsamının oldukça geniş olduğu ve Epstein’in faaliyetlerine dair önemli detaylar içerdiği vurgulandı.

Bu belgeler, Epstein’in hem uluslararası bağlantılarını hem de cinsel istismar ağıyla ilişkili olabilecek isimleri gün yüzüne çıkararak kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Uzmanlar, yayımlanan evrakların pedofili ve cinsel suçlarla mücadelede önemli bir kaynak olacağını ifade ediyor.

Belgelerde 2 Binden Fazla Video ve Yüzbinlerce Görüntü Yer Alıyor
Blanche, kamuoyuna açıklanan belgelerin kapsamının oldukça geniş olduğunu belirtti. Belgelerin içinde 2 binden fazla video ve 180 binden fazla görüntü bulunduğunu, bunlara “kapsamlı sansürlemeler” uygulandığını söyledi. Açıklamaya göre, belgelerde ticari pornografi içerikleri ve Jeffrey Epstein’ın ele geçirilen cihazlarından çıkan materyaller de yer alıyor.

Elon Musk ile Epstein Arasında E-Posta Yazışmaları Ortaya Çıktı
Belgeler, Elon Musk’ın Epstein ile daha önce bilinenin ötesinde bağlantılara sahip olduğunu ortaya koydu. 2012 yılına ait bir e-postada Musk, Epstein’ın asistanına şu soruyu yöneltti: “Bizim adada en çılgın parti hangi gün/gece olacak?” Bu yazışma, Musk’ın Epstein çevresiyle olan etkileşimlerini gözler önüne seriyor.

Uygun Zaman Sorusu ve Tatil Planları
13 Aralık 2013 tarihinde Musk, Epstein’a gönderdiği e-postada, “Tatillerde Britanya Virjin Adaları ve St. Bart’s’ta olacağım. Ziyaret için uygun bir zaman var mı?” ifadelerini kullandı. Epstein, iki gün sonra yanıtında yılbaşının başlangıcının uygun olacağını belirterek, “1’i-8’i arası herhangi bir gün. Duruma göre karar verin. Sizin için her zaman yer var” dedi. Bir başka e-postasında ise, “(Yıl başı sonrası ocak ayının) 2’si veya 3’ü mükemmel olur. Gelip sizi alacağım” ifadelerine yer verdi.

Musk, bu yanıt üzerine önce 2 Ocak gecesi Los Angeles’a geri dönmek zorunda olduğunu belirtti, ancak ayrılışını bir gün erteleyebileceğini ekleyerek Epstein’a “2’sinde adanıza ne zaman gelmeliyiz?” diye sordu.

Trump’ın Ticaret Bakanının Özel Ada Ziyareti
Belgeler, dönemin Ticaret Bakanı Howard Lutnick’in eşi ve çocuklarıyla birlikte Aralık 2012’de Epstein’ın özel adasında öğle yemeği planladığını ortaya koyuyor. Lutnick daha önce Epstein’dan “tiksindiğini” belirtmişti, ancak belgeler onun adadaki ziyareti gerçekleştirdiğini gösteriyor.

Eski Prens Andrew ve Ünlü Konuklar
E-postalar ayrıca eski Prens Andrew’in, Epstein’ın New York’taki evinde Aralık 2010’da düzenlenen samimi bir akşam yemeğine katıldığını doğruladı. Konuk listesinde Woody Allen ve George Stephanopoulos gibi isimler de bulunuyordu.
Bill Gates Belgelerdeki İddiaları Reddetti
Microsoft’un kurucu ortağı Bill Gates’in sözcüsü, Epstein dosyalarında yer alan ve Gates’in cinsel yolla bulaşan bir hastalığa yakalandığı iddiaları da içeren sansasyonel içeriklere yanıt vererek, bunları “tamamen saçma ve yanlış” olarak nitelendirdi.
18 Temmuz 2013 tarihli iki e-posta, Epstein tarafından yazılmış biçimde ortaya çıktı, ancak bunların Gates’e gönderilip gönderilmediği netleşmedi. Her iki e-posta da aynı hesaba gönderilmiş olup, Gates’e ait bir e-posta adresi görünmüyor ve imzasız. Bir e-posta, Bill ve Melinda Gates Vakfı’ndan istifa mektubu gibi yazılmış ve Gates’in “Rus kızlarla cinsel ilişki sonuçlarıyla başa çıkmak için” ilaç temin etmek zorunda kaldığı iddiasını içeriyor.
Diğer e-posta, Gates’in bir arkadaşlığını sonlandırmasından yakınmakta ve Gates’in cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyonu gizlemeye çalıştığına dair iddialar içeriyor. Her iki e-posta da Epstein tarafından başka birinin adına yazılmış gibi görünüyor.
Gates’in sözcüsü, bu belgelerle ilgili olarak, “Hoşnutsuz bir yalancının ortaya attığı iddialar tamamen saçma ve yanlıştır. Bu belgeler, Epstein’ın Gates ile ilişkisinin olmadığını fark edip duyduğu hayal kırıklığını ve onu tuzağa düşürmeye yönelik çabalarını gösteriyor” ifadelerini kullandı.
Trump’ın Tutum Değişikliği
Başkan Donald Trump, 2024 seçim kampanyasında Epstein dosyalarını yayımlayacağını duyurmuştu. Ancak başkanlık görevine başladıktan sonra konuyu küçümseyerek, dosyaları talep eden Cumhuriyetçilere sert yanıt verdi. Artan baskılar sonucunda kasım ayında tutumunu değiştirerek Epstein Dosyaları Şeffaflık Yasası’nı imzaladı, ancak tartışmayı “Demokratların uydurması” olarak nitelendirdi.
