Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İBB Davası: İmamoğlu ve 105 kişinin tutukluluk hali devam!

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasında gerçekleştirilen aylık tutukluluk değerlendirmesi sonucunda, İBB Başkanı ve aynı zamanda Cumhurbaşkanı adayı olan Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu toplam 105 kişinin tutukluluk hallerinin devamına karar verildi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasında gerçekleştirilen aylık tutukluluk değerlendirmesi sonucunda,

Kararın ardından açıklamalarda bulunan Avukat Hüseyin Ersöz, uygulamanın hem hukuki hem de toplumsal boyutuna dikkat çekti. Ersöz, söz konusu kararın bağımsız ve tarafsız mahkeme algısını zedeleyebileceğini ifade ederken, aynı zamanda hukuk güvenliği açısından ciddi soru işaretleri doğurduğunu vurguladı. Avukat Ersöz, bu tür kararların sadece bireysel hak ve özgürlükleri etkilemekle kalmayıp, genel olarak hukuki istikrar ve güven ortamını da tartışmalı hâle getirdiğini belirtti.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 105 kişinin tutukluluk durumunun devamına, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılan aylık değerlendirme sonucunda karar verildi.

Mahkeme, Tahliye Taleplerini Kabul Etmedi

Mahkeme, adli kontrol tedbirlerinin bu aşamada yeterli olmayacağı gerekçesiyle, sanıkların tahliye taleplerini reddetti.

Karar, Tek Gerekçe Üzerinden Verildi

Avukat Hüseyin Ersöz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nin “bugün” gerçekleştirdiği tutukluluk değerlendirmesinde 105 sanık hakkında tutukluluk halinin devamına karar verdiğini belirtti.

Ersöz, mahkemenin kararını “kişiye özel bir inceleme yapılmaksızın, tek ve genel bir gerekçe üzerinden verildi” şeklinde yorumladı. Mahkemenin gerekçesi ise şöyle aktarıldı:

“Üzerine atılı suçun niteliği ve kanunda öngörülen ceza aralıkları, kaçma şüphesinin somutlaştırılması, yargılama sonucunda eylemlerinin sabit görülmesi durumunda uygulanması muhtemel ceza veya güvenlik tedbirleri ile tutuklama tedbirinin Anayasa’nın 13. maddesi ve AİHM kararları çerçevesinde orantılı ve ölçülü oluşu, tutuklama sebeplerinde bu aşamada herhangi bir değişiklik olmaması Tüm bu nedenlerle, sanıklar üzerinde adli kontrol hükümleri ile yeterli ve etkili hukuki denetim sağlanamayacağı gerekçesiyle, 5271 sayılı CMK’nın 100 ve devamı maddeleri uyarınca tutukluluk hallerinin ayrı ayrı devamına”

Hukuk Güvenliği Tartışmalarını Gündeme Getirdi

Ersöz, yaptığı açıklamada, isnat edilen suçlar, mevcut delil durumu ve tutukluluk süreleri farklı olan kişiler hakkında verilen bu toplu kararın, esasen yalnızca aylık prosedür kapsamında bir formalite niteliği taşıdığını vurguladı.

Ersöz ayrıca, “Bugüne kadar, isnat edilen suçlar bakımından ceza infaz kurumunda kalmayacak kişiler dahi serbest bırakılmadı” ifadelerini kullanarak, uygulamanın hukuki anlamını eleştirdi.

Avukat, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Bu yöntem, bağımsız ve tarafsız mahkeme algısını zedeleyebileceği gibi, hukuk güvenliği sorununu da kamu gündemine taşımaktadır.”